DOĞA’NIN
KATİLİ KİM?
Bugün siz
sevgili okurlarımızla birlikte doğanın katilinin kim olduğunu kararlaştırmak
istedik. Peki sizce Doğa’nın katili kim?
Bizce
Doğa’nın katili açık ve net belli tabi ki bizler yani insanlar. Bugüne kadar
Dünya’nın başına ne geldiyse bizden geldi. Salgınlar, orman yangınları, deniz
kirlilikleri, ozon tabakasının delinmesi ve buzulların erimesi hepsinin ortak
bir yok edicisi varsa onlarda biz insanlarız. Bilim adamlarının görüşleri yeni bir yüzyıl olmayacağı yönünde
yani 2100 lerin görülmesi çok zor.Nedeni ise Dünya üzerinde çok fazla insan
olacağı ve iyice doğayı yok etmiş olacağımız.
Teknolojinin
gelişmesiyle insanların ömürlerinin uzaması tabi ki her sene insan sayısının
daha da artması anlamına gelmekte. Tabi ki tüm insanlar hep birlikte uzun seneler
yaşayalım yanlış anlaşılmasın. Konumuza teknoloji üzerinden devam edecek
olursak, her geçen yıl yeni bir icat çıkıyor başımıza. Bir sene bilmem kaç tona
kadar kaldıran bir makine çıkartıyorsak diğer sene onun daha da üstünde bir
makine çıkartıyoruz. Yaptığımız o makineler aslında sessiz sedasız bizim
sonumuzu getiriyor o iş makineleri ile ağaçları kesiyoruz yerine beton bloklar
dikiyoruz, denizleri dolduruyoruz yine yerine betonları dikiyoruz peki ya neden
bu kadar betonu seviyoruz? Sebebi belli değil mi rant peşinde para peşinde
koşan insanlardan dolayı. İçimizde öyle insanlar var ki dini imanı para olmuş
para için yapmayacağı şey yok. Ama bilmiyorlar ki Doğa’dan aldığımızı, bir gün
mutlaka Doğa’ya geri vereceğiz. Nasıl vereceğimizi ise resmen uygulamalı olarak
2020 de görüyoruz. Depremler, buzulların erimesi ile deniz seviyelerinin
artması bunların en iyi örneği.
Peki biz
nasıl bu hale geldik?
Cevabı basit
kalkıp güzelim yerleri kendi elimizle yok ederken ve ormanların gerçek
sahiplerini atıp yerine kendi makinelerimizi soktuğumuz zaman bu süreçler
başladı. İnsanoğlu o kadar duyarsız oldu ki küçük bir örnek verelim; elimizde
bir sakız çöpü var iki adım ötemizde çöp kutusu varken İnsanoğlu’nun çoğu onu
yere atıyor ve bu verebildiğimiz en küçük örnek. Bu süreçleri az da olsun
lehimize çevirmek istiyorsak doğanın peşini bırakmalıyız. Nükleer Santrallerde
inat etmememiz, yenilenebilir enerjiye dönmemiz lazım. Rant peşinde koşup
ormanları yakmak yerine o ormanlara gidip bir fidan dikmemiz lazım. Denize veya
yere çöp atmak yerine üşenmeyip iki adım atıp çöp kutusuna atmamız lazım. Biz
insanoğlu eğer birlikte, ancak ayrım yapmadan el ele verirsek süreç lehimize
döner. Her şey bizim elmizde, bence başarabiliriz.
1-Akkuyu
Nükleer Santrali:
2-Kern Nehri Petrol Arazisi – Kaliforniya
3-Salda Gölü:
------------------------------------------------------------------------------------------------------------
![]() |





Yorumlar
Yorum Gönder